Kuburlar

Kubur Tasarımları

Kubur, kelime manası itibarıyla kuyular demektir. Silindirik formu ve dibinin görünmemesi sebebiyle bu ismi almıştır. Ayrıca okçuların kullandığı kılıflara da kubur denmektedir. Osmanlı’da ilk tabanca kılıflarına kubur ve kın isimlerinin kullanıldığı da görülmüştür.

Kubur, gündelik kullanımda ve kıymetli evrak taşınması ve muhafazasında önemli bir yer tutmuştur. Deri örneklerinin yanında, metal ve ahşap örnekleri de kullanılmış, ağırlığı ve dayanıklılığı açısından cilt uygulamaları daha çok rağbet görmüştür.

Sultan fermanlarının taşınmasında ve saklanmasında kullanılan kubur son derece zarif ve tezyinatlı yapılmışlardır. Ferman kuburu genellikle traşlanmış sahtiyan oğlak derisi üzerine altın bezemelerle kaplıdır. Ferman kağıtları format olarak geniş ve uzun oldukları için ferman kapları da aynı minvalde büyük olmuşlardır.

Hattatlar seyahat esnasında yazı ekipmanını taşımak için kuburları kalemlik maksadıyla da kullanmışlardır. Hattatlar kağıdını, kamış kalemlerini ve bıçağını kubura koyarak rahat ve emin olarak kuşaklarında taşımışlardır. Bazı hattatların kubur örneklerinde gümüş hokkalara da rastlanmaktadır. Yapısal olarak ferman kuburlarına nispeten daha küçük boyutlarda olan bu kuburlar hattatın mali imkan ve tercihine göre tezyin edilmiş, kimisi yukarıda örnekleri olan ebru kaplama kubura rağbet etmişlerdir. Bazı hattatların kubur örnekleri Türk-İslam sanatında önemli bir yer tutacak şekilde bezenmiştir.

Kubur ayrıca tekke, zaviye ve dergahlarda da evrak saklamak maksadıyla kullanılmıştır. Şeyh efendilerin icâzetnameleri çok özel tasarlanmış kuburlara konularak silsilenin devamı için bu evrakın saklanması uygun görülmüştür. Yukarıda fotoğrafını görebileceğiniz bir Kâdirî kuburu üst kapağında Kadiri Gülü nakşedilmiştir.

Yukarıdaki fotoğraflardaki tüm örnekler PürSanat’ta tasarlanıp imal edilmiştir.

Tweet about this on TwitterShare on FacebookPin on PinterestShare on Google+Share on StumbleUponShare on Tumblr